fight clup / zizek

" David Fincher'ın Dövüş Kulübü ortalarında, neredeyse dayanılamayacak kadar acılı bir sahne vardır; 
en tuhaf David Lynch anlarından biri olmaya layık bu sahne, filmin sürpriz sonu için bir ipucu gibidir. İşten ayrıldıktan sonra da ona ödeme yapmaya devam etmesi için patronuna şantaj yapan kahramanımız, patronun ofisinde kendini yerden yere atar ve güvenlik görevlileri olay yerine varmadan önce kendine ölümcül bir dayak atar. 
Mahcup patronun önünde, anlatıcı kendisini de patronun kendisine saldırdığına inandırmıştır. 
Buna benzer tek kendi kendini dövme olayı, Ben Kendim ve Sevgilim'de, Jim Carrey'nin kendini dövdüğü sahnede görülür -elbette burada kendini dövme komik (her ne kadar üzücü bir şekilde abartılmış olsa da) bir yolla olur; bölünmüş bir şahsiyetin bir parçası diğer bir parçasını yumruklamaktadır. 
Her iki filmde de, kendini dövme kahramanın kendine ait bir yaşam edinmiş ve kontrolünden çıkmış olan eliyle başlar- kısaca bu el, kısmi bir nesneye ya da Deleuzecü terimlerle ifade edersek, bedensiz bir organa dönüşmüştür. 
Bu, her iki filmde de kahramanın dövüştüğü ikizi figürünün sırrını çözer: 
Kahramanın ideal-egosu olan ikizi, hayali/görünmez halüsinasyonel varlık, basitçe kahramana dışsal değildir-faydası, organlarından birinin otonomlaşması olarak kahramanın bedenine kazınmıştır.Kendi kendine eyleyen el, öznenin arzusunun diyalektiğini hiçe sayan dürtüdür."





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder